SON DAKİKA

BUYRUN CENAZE YEMEĞİNE!

haha
BUYRUN CENAZE YEMEĞİNE!

Geçen gün bir facebook grubuna denk geldim. Bildiğin cenazelerin, mevlütlerin ev adreslerini paylaşıyorlar. Gidip orada beleş yemek yiyorlar. Bu beleşçilikte kaçıncı seviye arkadaş? N*krofilinin bir alt seviyesi.

Zaten en saçma törelerimizden birisi bu cenaze yemekleri. Twitter’da yazmış kızın birisi. “Babam öldüğü gün mutfakta tuz arattılar” diye. Yemeklerin tuzu az olmuş. Kızın babası ölmüş kadının kocası ölmüş ağlıyorlar, koca koca adamların gözleri kapıda: “lan yemek ne zaman gelecek aceba ya, pide mi gelecek yoğsam helva mı gelecek ne gelecek yia”.Ya arkadaş insanlar orada oturmuş mevlüt okuyor, dua ediyolar akabinde işte “Rahmetliyi…” “Yaaa siktiret rahmetliyi, pideler nirde kaldı yia”. B*k ye ş*refsiz! Orda kızı üzülüyor, annesi üzülüyor, senin derdini öpeyim ben.

Ben ama vasiyet ettim. Öldükten sonra cenazeme gelenleri Nusr-et’e götürecekler. Akraba, konu komşu kim gelirse herkesi Nusret’e götürecekler. Güzelce doyursunlar karınlarını. Adam başı bir buçuk porsiyon Hardal Soslu Dallas Steak! Orada yerlerse daha güzel dua ederler. Düşünsene bir elinde kürdan, öbür eliyle karnına vurup, akabinde eller semaya kaldırıp “Yaaa Allah rahmet etsin çok iyi insandı.” dedirtmek var bir de evde helva pide verip: “Yiaaammm Allah rihmit itsin mmm hilvi pidi ni yii..” Aynı olmaz yani dualar. Bakarsın öbür dünyada kimin duasının kurtaracağı belli mi olur!? Hem eşim ve çocuğum için de iyi olur. “Lan biz bu hesabı nasıl ödeyeceğiz?” diye bir nebze olsun öldüğümü unuturlar, acıları hafifler.

Aslında Nusret için de güzel bi pazarlama yöntemi. Düşünsüne tüm cenazelerden sonra yemeğe Nusret’e gidildiğini. Steak House’lar için gerçekten güzel pazarlama yöntemi. Gitmişsin cenazede böyle meftayı yatırmışlar kefenle, beyaz, arkasında Nusret, Nusret’in iki yanlarda meftanın yakınları, akrabaları vs. herkes eliyle meftaya toprak ekerken böyle, şılak bi selfie, at instagrama, kaydırıyorsun yana ikinci fotoğrafta Nusret Steak House’da, altta  bir de etiket çak: #Cenaze challenge! Akım haline gelir bu. Bence bi düşünün bunu.

Başlıklar: , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

06 Mayıs 2018, 01:22

Yunan Başkumandanını Yakalayan Afyonlu Ahmet Çavuş

Afyonlu Ahmet Çavuş, Büyük Taarruz zamanında Yunan komutanı Nikola Trikopis’i esir almıştır. Bu durumu kendisi şöyle anlatır;

“Keşif için üç kişi dağa(elmalıdağ) tırmanmaya başladık.
yanımda saatli, tetikli, fitilli olmak üzere 11 bomba vardı.
Arkamızdan da kırk kişi yollayacaklardı.
Alaca karanlıkta tepenin bir boyun noktasına vardığımız zaman, 5 – 10 zabitin oturduklarını gördüm.
Derhal bombalardan birisini yakarak, davranmayın, teslim olun, diye haykırdım. Hepsi, ellerini kaldırdılar.
Arkadaşlarım da yanıma gelmişlerdi. Ben önümüzde duran bir zabitin atını yularından yakalayarak çektim.”

trikopis2

Sordular:
-“Ne kadar kuvvetiniz var?” dediler.
-“Üç ordu, dedim. Tamamen muhasara altındasınız. Ya teslim olacaksınız, ya sizi gurup ateşine vereceğiz.”
-“Hangi kıtaya kumanda ediyorsun?” dediler.
-“Alay kumandanıyım”, dedim.

Rütbemi sordular?

-“Başçavuş…” dediğim zaman hepsi hayret içerisinde kalmışlardı.

Hayretlerini gidermek için devam ettim:

-“Bizde onbaşıdan fırka kumandanı bile var”, dedim.

Onlara, torbalarımızdan peksimet çıkararak verdik. Onlar da bize, bol bol sigara ikram ettiler.
Ceplerimizi doldurduk.
Biz onları böylece esir aldıktan epey sonra kaymakam Hüseyin Hüsnü beyle tabur kumandanımız Fuat Bey geldiler.

Hüseyin Hüsnü bey, esir zabitlerin içerisinden birisini, eliyle işaret ederek bana sordu:

-“Bu zabitin kim olduğunu biliyor musun?”
-“Ne bileyim, dedim. Elin düşmanı… Babamın oğlu değil ya!…”

Fuat Bey’in gözleri faltaşı gibi açılmıştı:

-“Trikopis! Trikopis! diye haykırdı. Yunan başkumandanı!…”

trikopis3

Trikopis’i Uşak’a kadar getirdik.
Orada bana bir istiklâl madalyası yazdılar.

Ahmet Çavuş 18 Mayıs 1956’da verfat etti. Mekanı cennet olsun.

trikopis5

Fotoğraflar ve Hasan Özpunar’ın yazısı için: http://www.afyongazete.com/yazarlar/hasan-ozpunar/trikopisi-esir-eden-afyonkarahisarli-ahmet-cavus/152/

Devamını Görüntüle