SON DAKİKA

Dolandırıcılık Haberi Okurken Dolandırıldılar | FAKE HABER

Dolandırıcılık Haberi Okurken Dolandırıldılar | FAKE HABER

Afyon’da ikamet eden Sinem Sarışın (34) internette gezinirken bir haber başlığı dikkatini çekti. Başlıkta şu yazıyordu ” Dolandırıcıların kullandığı 10 yöntem. Okuyun siz de dolandırılmayın!”.

Sinem hanımın dikkatini çeken haberi okumak için girdiğinde sırasıyla yöntemler anlatılırken bir pencere daha açılmış. Sinem Hanım olayı şöyle naklediyor: “9. yönteme kadar hepsini okudum. Tam 10. yöntemi okuyacağım ki bir pencere açıldı. Pencerede 10. yöntemin çok önemli olduğunu ve dolandırıcıların en çok kullandığı yöntem olduğunu mutlaka okumam gerektiğini söylüyordu. Yalnız kalan o son ve önemli maddeyi okuyabilmem için kredi kartı bilgilerimin girilmesi gerektiği yazıyordu. İstenen bilgileri girdim. 10. maddede şu yazıyordu; “Birisi sizden kredi kartı bilgilerinizi isterse sakın kredi kartı bilgilerinizi girmeyin. Bu da size unutamayacağınız bir ders olsun artık dolandırılmazsınız.” Ben çok sevinmiştim. Bu yöntemleri bildiğim için artık dolandırılmayacağımı sanıyordum. Aradan 5 dakika geçti bankamdan mesaj geldi. Hesabımdan 5.000 tl aktarılmış. Akşam eşime durumu anlattım. O da “sen yöntemleri iyi öğrenememişsin dur bir de ben okuyayım” dedi. Okuduktan sonra onun da kartından 5.000 tl çekilmiş. Allah Allah neden böyle oldu ki  deyip alternatif tıp arayışına girdik. Tanıdığımız bir hoca var bir de hocaya okutalım dedik. Gidip hocaya da okuttuk. Onun da kartından 5.000 tl çekildi. Hoca benim okumam da işe yaramadı anlaşılan bu 3 harflilerin işi dedi. Sonra karakola gidince durumu öğrendik. Allah razı olsun karakoldaki amirimizden. Durumu iyice anlattı. Meğer 10. maddeyi uygulamadığımız içinmiş. Okuyoruz anlıyoruz ama uygulamıyoruz. Bizim bu başımıza gelen de insanlara ibret olsun.” diyerek konuyu anlatan Sinem Hanım kredi kartı bilgilerini bir kağıda yazıp muhabirimizin eline tutuşturarak “Kusura bakmayın bir şey ikram edemedim yolda giderken yersiniz” diyerek uğurladı.

Başlıklar: , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

13 Kasım 2018, 02:32

Mahalle Fırınları

MAHALLE FIRINLARI
Dört kulplu tekne çıktı ortaya,
Dünden üretildi, ekşi maya.

Fatma nine seslendi ‘’Patatesler soyuldu mu?
Doldurun tekneye bir çuval unu’’

Fırıncıdan alındı nöbet,
O vakte yetiştirilecek elbet.

‘’Haşlanmış patatesleri sürtün taşta!’’
Kaynana emrediyor oturup en başta.

Bağlamış gelin başını, sıvanmış kolları,
Saygılı; sanki hiç yokmuş gibi sorunları.

Mayasını kardı bir köşesinde teknenin
Amanın, pek de hamarat bu gelin.

Kontrol ederek suyun ısısını,
İçinden etti, unutmadı duasını,

Bütün gücüyle girdi, gelin teknenin içine,
İyice yoğurdu, patateslerde katılarak ezercesine.

Yoğurduğu hamur değil hayatı,
Yaşamanın rızkı; hem ümittir, hem acı…

Unu benden, uğrası senden,
İki eltinin hikâyesi aklına geliverdi hemen,

Bir tas unla gelmiş açıkgöz elti,
Dökmüş suyu; ‘’ Cıvık oldu, elti uğra geti!’’

Uğra, su, un derken, bahaneyle,
Hamur olmuş, koca bir tekneyle…

‘’Açıkgözün gözünü seveyim’’
Kaynana seslendi, ‘’Emme neyneyim…

‘’Anam Ayşe, babam paşa,
Gel hamurum gel, taşa taşa’’

Deyip unladı gelin hamurun yüzünü,
Kalın kalın örttü, teknenin üstünü.

Haşhaşlar sürtüldü, haşlandı mercimek,
Ekmek olmadan önce pideler çekilecek.

Hamur mayalandı sabaha karşı,
Bul birini daha, tekneyi fırına taşı.

İki kişi kulplarından tutarak,
Yol gider fırına kıvrılarak.

Çocuklar neşeli, cıvıldaşır ‘’Yağ, yağ yağmur,
Teknede hamur’’gidiyor dört başı mamur…

Mahallede fırınlar, zamanın gerisinde,
Saklanıyor, anılar kara kapının içerisinde.

Hamurlar dökülüyor, örtü serili tezgâha,
El hamuru alsın; bekleyecek biraz daha.

Fışkılar dünden geldi fırına,
Fırıncı atıyor fışkıyı ardı ardına…

Kızacak fırın, yanacak için için,
Çalışmalar, bir lokma ekmek için.

Fırın ağzını açar; sanki koca bir canavar,
Isısını ayarlamak gerek, fazla ise silengi var.

Pişerken, etrafı sarar mis kokular,
Cücüsünü bekler, küçük çocuklar.

Sohbet başlar, pişerken ekmekler,
Kadınlardan oluşan ayaklı gazeteler.

Dert yanar, ayaküstü, komşusuna,
İçler dökülür, çekiştirilir gelin, kaynana.

Kimin kızı nişanlanmış, oğlu evlenmiş,
Laflar demini alırken pideler pişivermiş.

Ekmekler pişerken sabır gerek,
Sırada bekliyor, bükme börek.

Mis gibi taze kokusu yayılır mahalleye,
Eve gidince serilir, içini çeksin diye.

Açlıkla tokluk arası bir dilim ekmek,
Hayata tutunmak için bu kadar emek.

Görülmeye değer, Fatma ninenin huzuru,
Ellerini açıp şükreder hakka doğru.

‘’Bize verdin olmayan kullarına da ver…
Yarabbi açlıkla terbiye etme bizi’’ der.
Zamana uyar, eski mahalle fırınları da,
Birer birer kapatır gözlerini; yaşar anılarda.

Şimdi tescilli ekşi mayalı, patatesli ekmekler,
Yenilenen NO 03 fırında pişmeyi bekler…

Mürşide AYHAN

Yazı ve fotoğraflar: Bir Zamanlar Afyonkarahisar sayfasından alınmıştır. Takip etmek için: https://www.facebook.com/Bir-Zamanlar-Afyonkarahisar-260370814147420/

Devamını Görüntüle