SON DAKİKA

Bu Mobilyalara Bakmadan Evlenmeyin

Bu Mobilyalara Bakmadan Evlenmeyin

İşte bu sezona damgasını vuran mobilyalar. Evinizi kurmadan önce mutlaka göz atın 🙂

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.09

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.10 (1)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.10 (2)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.10 (3)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.10 (4)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.10

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.11 (1)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.11 (3)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.11 (4)

WhatsApp Image 2018-05-12 at 11.17.11

Bu mobilyalar Afyon’da Doğtaş Mobilya‘da.

Adres: İzmir Yolu 6.km. Afyonkarahisar
Tel: 0 (272) 246 48 48

12419107_1042205735823109_7091893261910062694_o

Başlıklar: , , , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

11 Ocak 2024, 01:44

Mahir ve Ailesi

(Gerçek isimler değiştirilmiştir)

Bir teyzemiz vardı. Kendisini çok yakınen tanırdım. Mukabelelere gider gelirdi ama dedikodunun, insanları çekememezliğin bini de bin paraydı. Kocası, kayınvalidesi ve iki çocuğuyla birlikte bitişik apartmanda yaşarlardı. Kayınvalidesini istemezdi evde. Kız kardeşinin yanına göndermesi için adamın başının etini yerdi. Adam sonunda dayanamadı dırdırına ve annesini kız kardeşine bıraktı. Bir süre sesler kesildi. Kadının yaptığını mukabeledeki hoca duymuş ve kadını mukabelenin ortasında azarlayıp çıkarmış o gruptan. Kadının zaten manevi olarak tek dalıydı tutunduğu, mukabele. Sonrasında iyice azıttı. Her gece kavga gürültü sesleri şiddetini artırmaya başlayınca artık her gün polis dayanır oldu evlerine. Apartmandakiler gürültüden şikayet edip duruyorlardı. Bir gün evde kavga kıyamet… ama yer gök inliyor. Sonra bir sessizlik. Ambulans ve polis sesleri sessizliği bozdu. Apartmandan bir ceset torbası  bindirildi ambulansa, bir de elleri kelepçeyle kocası ekip arabasına. Adam cinnet geçirip bir anlık şeytana uymuş. Yazık oldu iki çocuğa.  Ortada kalmışlardı. Kayınvalide geldi ve çocukların yanında yaşamaya başladı.
Aradan çok uzun seneler geçti. Geçen o çocuklardan küçük olanını gördüm. Arada top oynardık samimiyetimiz yoktu ama ismen tanırdım. “Mahir nasılsın? Naptın?” dedim. Özel bir şirkette bilgisayar işleri yapıyormuş, iki senelik üniversite okumuş. Çok sevindiğimi söyleyip ablasını sordum. Yüzü düştü. “Abi” dedi “ablam vefat edeli 3 sene oldu”. Çok üzüldüm. “Seni üzmek istemezdim haberim yoktu inan ki” dedim. Ben sormadan kendisi başladı anlatmaya. Babası aftan yararlanıp çıkmış. Ama babası eski babası değilmiş. Çok çökmüş hapishanede. Psikolojisi de bozulmuş. “Biz yine de çok sevindik çıkmasına sarıldık ağladık ablamla” diye devam etti. Babası neredeyse hiç konuşmuyormuş, bir deri bir kemikti zaten çıktığında diyor. Babaannesi vefat etmiş önce. Arkasından da babası. “Ablam çok üzüldü. Günlerce yemek yemedi” diye devam etti. Ben ağlamamak için gözlerimi kırpmadan dinliyordum. “Hastanelere götürdüm ama olmadı o da yemeden içmeden kesilince çok halsiz düştü. Korona oldu ve o da koronadan öldü. Vücut zaten çok zayıf düşmüştü basit bir grip bile öldürmeye yeterdi” dedi.
Tabi ben teselli olsun diye bu dünyanın bir sınav olduğunu, öbür dünyada kavuşacaklarını söyleyip biraz da saçmaladım. Mahir acı bir tebessümden sonra artık inançsız olduğunu söyledi. Ben bir kaç cümle ile yanlış olduğunu ifade edecektim ki lafı ağzıma tıkıp abi dedi gerçekten var olsaydı bu kadar kötü olaylar gelir miydi bir insanın başına? Anladım ki ne desem boştu. Vedalaştık. Eve gidene kadar içimden Mahir’e anlatıyormuş gibi konuşup durdum. Allah herkese hayırlı anne baba nasip etsin. Gerçekten bazı sınavlar çok ama çok zor. Bir insanın inancının sarsılmasına bile neden olacak kadar zor.

Devamını Görüntüle